• Öncelikli olarak yeni yerinize taşındınız, hayırlı olsun demek istiyorum. Schunk’un uluslararası yapılanmasını okuyucularımızla paylaşabilir misiniz? Schunk Türkiye olarak yeni yeriniz, faaliyetleriniz ve gelişim süreciniz hakkında sizden kısaca bilgi alabilir miyiz?
 
Çok teşekkürler. Öncelikle kısaca Schunk’tan bahsetmek istiyorum. Schunk 1945 yılında Almanya’da küçük bir atölyede mekanik parçalar imal ederek faaliyete geçiyor. Zamanla otomotiv sektöründe Porsche için bazı mekanik parçalar üretmeye başlıyor ve bununla birlikte şirket bir gelişim süreci gösteriyor. Şu an dünyada üretim yaptığımız sektörlerde birçok patentimiz bulunuyor ve bu sektörlerde bir numarayız diyebilirim. Hidrolik takım tutucular, çoklu dişli yatak dediğimiz üniversal tip endüstriyel tutucular gibi ürünlerde sürekli olarak gelişme sağlıyoruz ve biz ürettiğimiz ürünlerde her zaman en iyi olmak için çaba sarf ediyoruz.
 
Schunk Türkiye Ofisi ise 2007 yılında kuruldu. Yani bu yıl Türkiye’deki onuncu yılımızı kutlayacağız. Geçmiş on yılda öncelikle talaşlı imalat ürün grubunda faaliyetlerimizi yoğun bir şekilde gerçekleştirdik. Schunk Türkiye’nin bugünlere ulaşmasında talaşlı imalat ürün grubunun çok büyük bir emeği var. Otomasyon ekibi ise son 5-6 yıllık dönemde kendini göstermeye başladı. Satış ekibini aslında tek bir çatı altında iki farklı organizasyon olarak değerlendirebiliriz. Çünkü dünya genelinde ve Türkiye’de satışların yüzde ellisi talaşlı imalat ürün grubunda, yüzde ellisi ise otomasyon grubunda yer alıyor.
Türkiye Ofisimizi genel olarak 3 bölüme ayırabiliriz. Genel Müdürümüzden sonra Muhasebe ve Finans Müdürümüz ve onun ekibi mevcut. Talaşlı imalat ürün grubunda bir Satış Müdürü, içeride Teknik Destek Mühendisi arkadaşlarımız ve sahadaki arkadaşlarımız mevcut. Saha Mühendisi olarak 6 arkadaşımız var. Otomasyon grubumuzda ise Satış Müdürü olarak ben görev yapıyorum, Teknik Destek Mühendisi bir arkadaşımız var. Sahada yine Saha Satış Mühendisi arkadaşlarımız var. İstanbul Anadolu Yakası’nda 2 arkadaşımız, Avrupa Yakası’nda 1 arkadaşımız, İzmir, Bursa ve Ankara’da da birer arkadaşımız yer alıyor. Satış ekibimiz kısaca bu şekilde.
Ayrıca biz Türkiye Ofisi olarak sadece Türkiye’ye değil, aynı zamanda Ortadoğu’ya da hizmet veriyoruz. Azerbaycan, İran, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün ve Mısır’a kadar giden Körfez ülkelerinde faaliyetlerimiz var. Bu bölgelerden gelen talepler doğrudan Almanya’ya gitse dahi bize yönlendiriliyor ve bizim de o bölgelere ziyaretlerimiz söz konusu oluyor. Bu son 3 yıldır bu şekilde. Bu sene başından itibaren de bölgedeki otomasyon ile ilgili faaliyetleri ben yürütüyorum.
  • Türkiye’de bayilik hizmeti veriyor musunuz?
Otomasyon ürün grubumuzda bayilik sistemimiz yok, satışlarla direkt olarak biz ilgileniyoruz. Çünkü bizim ürünlerimiz tek başına alıp kullanabileceğiniz ürünler değil. Yapmak istediğiniz ürüne göre üzerine bazı eklemeler yapmanız gereken ürünler. En başta yapacağınız işe uygun ürünü seçmeniz gereken özel ürünler. Çoğunlukla Satış Mühendisi arkadaşlarımız konuya ve ürünlerimize hâkim oldukları için müşterilerimizle yapılan görüşme neticesinde, hangi ürüne ihtiyaç duyulduğunu net bir şekilde kendilerine sunabilirler. Biz Türkiye için ağırlığını talaşlı imalat ürün grubunun oluşturduğu güçlü bir stok tutuyoruz. Otomasyon grubu olarak bizler daha çok proje bazlı çalıştığımız için ürünlerimizi genelde Almanya ve Amerika’dan tedarik ediyoruz.
  • Biraz da ürün gruplarınızdan ve üretim yerlerinizden bahsedelim. Neler söylersiniz?
 
Otomasyon tarafında ürünlerimiz parça tutucular, lineer modüller, döner modüller ve robot aksesuarları… Bahsettiğim parça tutucular gripper olarak adlandırdığımız ürünler, lineer modüller ve döner modülleri hem pnömatik tahrikli hem de elektrik tahrikli olarak üretiyoruz. Talaşlı imalat ürün grubunda da ciddi bir ürün yeniliği ve tezgâh firmalarıyla ciddi çalışmalarımız, projelerimiz mevcut.
 
Schunk olarak Almanya’da altı fabrikamız var. Bir fabrikamız İtalya’da, bir tane de Amerika’da ortaklığımız olan bir fabrikamız var. Robot aksesuarları dediğimiz ürünleri buradan temin ediyoruz. Kendimize ait bir fabrikamız daha var. Amerika pazarında standartlar farklı olduğu için o ürün gruplarının üretimini orada yaptırıyoruz.
 
  • Geçtiğimiz yıl Ekim ayında AGS Automation firmasını satın aldığınızı duyurmuştunuz. Bununla ilgili çalışmalarınız nasıl ilerliyor? 2017 yılı ile ilgili hedefleriniz neler?
 
Sizin de dediğiniz gibi geçtiğimiz yıl Ekim ayında AGS Automation firmasını satın aldık. Bir firmayı satın aldığınızda o firmayı doğrudan kendi bünyenize entegre edemiyorsunuz. Hem Almanya hem de Türkiye Ofisi olarak irtibat kurmamız, ürünleri tanıyıp, uygun projeleri yakalayabilmemiz için adım adım ilerliyoruz. Tabii bu sürede aldığımız birkaç proje de oldu. Gelecek günlerde o projelerin teslimatlarını gerçekleştireceğiz. Oradan aldığımız dönüşlerle de bu çalışmalarımızı biraz daha ilerleteceğiz. Şu an ürünler parça parça yurt dışından tedarik ediliyor, burada bir araya getiriliyor. Muhtemelen önümüzdeki süreçte montaj ve yerinde devreye alma gibi ihtiyaçlarımız da doğacak. Geleceğe yönelik bu şekilde çalışmalar yapmak istiyoruz.
Sektörde Schunk dediğinizde bizi gripper adlı ürünümüzle bilirler. Ama biz sadece gripper tedarik etmiyoruz, başka ürünlerimiz de var. Örneğin, otomotiv ana sanayinde, robot aksesuarları kısmımızla bu sene çok büyük bir proje yakaladık. 5-6 yıldır üstünde çalışılan, çaba sarf edilen bir firmaydı ve bu sene onun verdiği rüzgârla şu an çok daha motive bir şekilde yeni bir ürünle, yeni bir firmada ne yapmamız gerektiğini, nelere dikkat etmemiz gerektiğini çok daha net görmüş oluyoruz. Dolayısıyla bu ürün grubumuzda da bunları tecrübe edinip artılarını eksilerini görüp ondan sonra ciddi bir şekilde ileriye doğru yöneleceğiz.
  • Türkiye’de teknik servis hizmetini nasıl sağlıyorsunuz?
 
Türkiye’de teknik servis hizmeti verdiğimiz bir nokta var. Manyetik tablolar ve kontrol üniteleri gibi yerinde müdahale edebileceğimiz ürünlerle ilgili teknik servis hizmetini burada veriyoruz. Otomasyon ürün grubunda da ihtiyaç duyulabilecek pnömatik grup için keçe takımı tamiri, değiştirilmesi, çene gruplarının değiştirilmesi gibi operasyonları yine Türkiye’de yapıyoruz. Bunun dışında özellikle elektrikli ürünler gibi daha komplike olan bakım ve tamir işleri için Almanya’ya göndermek suretiyle müşterilerimize cevap veriyoruz.
 
  • Schunk Türkiye olarak hangi sektörlere hizmet veriyorsunuz? Özellikle plastik sektörüne yönelik hangi ürün gruplarınız var? Ürünlerinizi farklı kılan özellik nedir?
 
Geçmişte talaşlı imalat sektörü için mekanik parçalar üretmiş bir firma olarak biz, aslında bir pnömatik firması değil, mekanik firmasıyız. Tutucularımızda, rakibimiz olan pnömatik firmalarına göre çok daha yüksek sıkma kuvvetlerine ve ömürlere sahibiz. Çünkü talaşlı imalat tezgâhlarında üstünden talaş kaldıracağınız parçayı, parçanın hareket etmemesi ve istediğiniz ölçülerde işlenebilmesi için mekanik olarak güçlüce sıkmanız gerekiyor. Biz bu alanda elde ettiğimiz tecrübemizi, gripper ile daha hızlı hareket etmesi gereken, daha basit ancak daha etkin bir tutma oluşabilmesi için otomasyon sektörüne entegre ettik. Sahip olduğumuz o tecrübe ile gripper ürettiğimiz için de, bizim gripperlarımız aynı işi yapan, benzer ölçülerdeki diğer ürünlerden daha güçlü sıkmaya ve daha uzun ömre sahip.
 
Türkiye’de ana sanayi firmalarıyla çalışıyor olmakla birlikte asıl iş hacmimizi otomotiv yan sanayi ve robot entegrasyonu yapan firmalar oluşturuyor. Bu sektörlerde parça besleme, montaj ve taşıma gibi operasyonlarda ürünlerimiz çok yoğun bir şekilde kullanılıyor. Buradan hareketle çok güçlü olmadığımız, ürünlerimizin daha az kullanıldığı plastik sektöründe bir açık olduğu Almanya tarafından tespit edildi ve daha önce de bahsettiğim gibi AGS Automation firmasıyla bir anlaşma gerçekleştirildi. Firmanın büyük bir bölümünü bünyemize kattık ve şu an AGS Automation firmasının ürünleriyle birlikte plastik enjeksiyondan mal alma ile ilgili uygulamalarda bulunan eksikliğimizi gideriyoruz. Şu an yavaş yavaş birkaç proje ile öğrenme aşamasındayız diyebilirim. Firmanın güzel ara yüzleri var, kullanımı kolaylaştırıcı modülleri var. Ürünler de zaten günümüzün ihtiyacı olan hız ve esnekliğe hitap ediyor. Bu sayede biz plastik sektöründe de önümüzdeki dönemlerde daha güçlü olarak var olacağız. Geçmişte de vardık ama şu an elimiz biraz daha güçlü.
 
  • Global pazarda var olmanın avantajları?
Bir Schunk gripperını alan müşterimiz, bize danışarak bu ürünü kullandıysa, üründen dolayı başının ağrımayacağından kesinlikle emindir. Global bir firma olmamızın getirdiği avantajla, Türkiye’deki bir makine imalatçısı Fransa’ya, Almanya’ya, Güney Amerika’ya ve Uzak Doğu’ya makine imalatı yapıp gönderdiğinde o ürünlerin yedek parça olarak da orada bulunacağından ve aynı hizmet kalitesiyle karşılaşacağından kesinlikle emindir. Bu da bize ciddi bir avantaj sağlıyor. Yani Türkiye’deki imalatçıların bizimle çalışmasının en büyük avantajı, ürünlerle ilgili dünyanın neresine gönderirse göndersin biz 50’ye yakın ülkede faaliyet gösteren bir firma olduğumuz için ofislerimiz var, ofislerimizin olmadığı ülkelerde distribütörlerimiz var. Ve Almanya’da aldığı teknik destek hizmetini Türkiye’de, Fransa’da, Çin’de, Amerika’da aynı kalitede alabiliyor.
Biz burada hizmet kalitesini olabildiğince üstte tutmaya çalışıyoruz. Çünkü insanlar ‘Made in Germany’ algısı ile ürün alıyorlar ama arkasında da bir hizmet desteği almaları gerekiyor. Yani ürünü satmakla işimiz bitmiyor, basit ürünler verirsiniz, firma kullanır ama daha komplike ürünlerde, örneğin elektrikli ürünlerde bazı yazılımsal desteklere, konfigürasyon desteğine ihtiyaç duyulabiliyor. O ihtiyaçları ya da o problemleri de çözebilmek ve o desteği sunabilmek için biz burada var gücümüzle çalışıyoruz.
 
  • Son zamanlarda adını sıkça duyduğumuz ve oldukça önemli bir terim ‘Endüstri 4.0’… Schunk Türkiye olarak ‘Endüstri 4.0’ terimini siz nasıl tanımlarsınız ve bu konuyla ilgili çözümleriniz neler?
 
Endüstri 4.0 zaten Almanya’nın önderliğinde ortaya çıkmış, Almanya’daki ciddi otomotiv ve sanayi firmalarının, elektronik firmalarının önderliğinde yürüyen bir konsept, bir platform olduğu için bizim de bu konuyla ilgili çalışmalarımız oluyor. Endüstri 4.0 aslında tek başına bir yapı değil. Bunun içinde yazılım, iletişimi kuracak donanım, bir de işleyişi gerçekleştirecek olan mekanik kısım var. Mekaniğin içine akıllı fabrikaları koyabilirsiniz. Biz de tam olarak bu noktada yer alıyoruz. Hatta bununla ilgili olarak gripperlarımızın Endüstri 4.0 ile olan ilişkisi ve nerede kullanıldığı ile ilgili broşürümüzde mevcut. Endüstri 4.0’da, siz bilgisayarınızın başında, evinizde otururken herhangi bir iletişim ağı olan bir cihazla, ihtiyacınız olan bir ürünü talep etmeniz ve bu talebin size insansız akıllı fabrikalar aracılığıyla üretilerek tedarik edilmesi akla geliyor.
Biz yeni elektrikli seri gripperlarımızla, elektrikli ürünlerimiz ve döner modüllerimizle Endüstri 4.0 üzerine yoğunlaşıyoruz. Özellikle herhangi bir ürün üretirken o ürünün ebadını, fiziksel olarak dayanıklılığını algılayacak sensörler, buradan aldıkları geri besleme ile ürünün hangi süreçlerde, hangi hatlardan, hangi ekipmanlar kullanılarak üretildiğinin bilgisini verecek sistemler üzerinde çalışıyoruz. Şu an da Almanya’nın çalışmaları bu şekilde.
Bununla birlikte bir başka önemli husus olarak şunu söyleyebilirim; elektrikli modüllerimizi her zaman 24 volt düşük akım teknolojisinde kullanılacak şekilde üretiyoruz. Bunun en büyük avantajı 220 volt ile çalışan, endüstriyel 3 faz akım çeken bir sistemde bunu mobil hale getirmeniz mümkün değil, çünkü sürekli olarak hatta bağlı bir kabloyu da beraberinde gezdirmeniz gerekiyor. Ama 24 volt’a düştüğünüzde standart bir kalem pille ya da gelişmiş bir versiyonu olan batarya ile siz sisteminizi hareketli hale getirip modüler bir üretim hattı oluşturabiliyorsunuz. Oluşturduğunuz hatları bir yerden başka bir yere sevk ettiğinizde o yere ait hiçbir bağımlılığınız kalmıyor. Şöyle düşünün; enerji olmayan, enerji hattı geçmeyen bir noktada, sisteme bir hareket vermeniz gerekiyor ve bunu sadece bir batarya ile çok düşük enerji üreten bir sistemle yapabiliyorsunuz. Bu size ihtiyacınız olan basit şeyleri üretmek için bir üretim hattı kurabilme imkânı veriyor.
  • Biraz fuarlardan bahsedecek olursak neler söylersiniz? Hangi fuarlara katılacaksınız?
Önümüzde Ekim ayının başında üçüncüsü gerçekleşecek olan Robot Yatırımları Zirvesi var. Orada yer alacağız. Aynı zamanda eş zamanlı olarak İzmir’de düzenlenecek olan MAKTEK Fuarında da talaşlı imalat ürün grubumuzla yer alacağız. MAKTEK 2 yılda bir düzenleniyor. Ancak bu yıl ilk defa İzmir’de düzenlenecek. 
Ayrıca on yıldır kesintisiz olarak WIN Fuarına katılıyoruz. Her sene bulunduğumuz metrekareyi ve gösterdiğimiz ürün grubunu genişletmek gibi bir düşüncemiz mevcut.
Geçtiğimiz yıl 140 m2lik bir alanda ürünlerimizi sergiledik. Çoğunlukla robot aksesuarları, modüler montaj ekipmanlarımız ve gripper grupları ile ilgili elektrikli ürünleri sergiledik. 2018 yılı için aynı şekilde bir düşüncemiz mevcut. Artık WIN Faz I ve Faz II 2018 yılında birleşecek. Biz yine 2. holde, aynı metrekarede uygulamalarımızı göstereceğiz.